asude - oylun pirolli

yaşına bol gelen bir entari sırtında
yürürken eteğinden dökülür çiçekleri
gül kurusuna çalar ayak izleri
içi buğulu sızar dışına
ince ince işler göğe dönük göğsünü
gün kucağında birikir; büyür mevsimler
mevsimler büyüdükçe küçülür asude

kaçar henüz ten değmemiş zihninden
tırnak içinde aşklara yatak serer uykusunda
sol kolu uzanır çırılçıplak
diğerine, çatısından örtülüdür dantelin namuslusu
solundan dışına baktığında
sağ'ı kıpkırmızı orospu
arada içine bakar kaçamak
kolay yara alır doğasından çıplak olan
bir elinde iğne iplik
bir elinde kör makas
keser-diker boylamasına göğsünü

/kendini yamayan kadınları yiyerek beslenen
dikişi kekeme bir terzidir
tepesinde arsızca sızlanan/

saklanır elleri ceplerinin kuytusuna
terzi yüklenir açığına ağırlığınca
asude: suskunluğu doğuştan solak
değiş tokuş eder kendini kendiyle
içinde çoğalan bir kurtlanıştır kalmak

gördüğü utanır görünen açığından
(göz kapaklarında dikenler...)
sol kolu çürür; düşer omuzundan